Patimit Nasıl Ortaya Çıktı

Merhabalar, size bir süredir üzerinde çok kafa yorduğumuz yeni mobil uygulamamızın hikayesini anlatmak istiyorum. Bu hikayede hem bir fikrin gerçek bir projeye ve ürüne dönüşmesini hem de bir tasarım sürecinin detaylarını bulacaksınız. 🤌🏻

Aydın’da yaşayan kıymetli dostum Mimar ve eşi 👋🏻 ile İzmir ziyaretlerinde bir araya geldik. Üçyol civarında eski Girit Lokantasının yerine açılan ve şık bir mekan olan Houdini Pub’ta biraz vakit geçirip bir iki kadeh bir şeyler içerken 🍻 konu Mimar’ın kedisi Gece’ye geldi. Gece özel bir kedi. Elbette tüm patili dostlarımız çok özel. Ancak herkes kendi can dostuna ayrı bir özen gösteriyor. Ben de bu durumu 8 yıldır yoldaşlık ettiğim Leydi 😍 sayesinde fark ettim. Mimar Gece’ye eş bulmak için epey bir süre uğraşmış. Yaşadığı bölgede imkanların da kısıtlı olmasıyla birlikte pek çok yöntem denemiş. Ancak sonuç olumsuz. Facebook grupları, eş dost derken Gece bir süre daha yalnız kalacak gibiydi. Daha sonra Mimar’dan şöyle bir cümle geldi, “evcil hayvanlar için tinder var mı?” elbette bunu bir şaka olarak algıladık 😀 ve masada küçük bir gülüşmenin ardından Mimar ile göz göze geldik. 😐 “-Yapalım!” evet orada, on an, karar verdik. Genelde bu şekilde alkol masasında konuşulup hayata geçirilmemiş milyon dolarlık fikirlere alışkın biri olarak bununda kısa sürede unutulacağını düşünmedim değil. Ama öyle olmadı.

Aradan geçen birkaç hafta içerisinde biz çalışmalara başlamıştık. Önce, kendimize anahtar kelimeler seçtik. Tam olarak ne yapmak istediğimiz üzerine uzun uzun Discord toplantıları atlattık. Tüm tasarım sürecini canlı bağlantı ve online toplantılarla birlikte yürüttük.

İşte Patimit ilk başta böyle görünüyordu.

Evet bu bizim yol haritamızdı. İlk bakışta harika bir tasarım olmadığını kabul ediyorum. Ancak yine de içerisinde pek çok iyi fikir vardı.

Daha sonra çalışmalarımızı yoğunlaştırdık. Farklı teknikler, renkler, şekiller, fotoğraflar inceledik. Malum daha önce Tasarım Fikir’de Renklerin Anlamları adlı makalede tasarımın insan psikolojisi ile ilişkisine değinmiştim. Bir süre araştırmalarımız, beyin fırtınası ve Discord toplantıları devam etti.

Daha sonra bir çok şeyi çöpe attık!

Üzerinde uzun saatler çalıştığımız bazı fikirleri silip attık. 👎🏻 Çünkü çok daha iyisini yapabileceğimizi biliyorduk. Mimar’ın mükemmeliyetçi tutumu, benim uzun yıllara dayanan tasarım tecrübem bunların yalnızca birer taslak olabileceğini düşündürüyordu. Ne mutlu ki çoğu kritik konuda hem fikirdik. Daha çok çalışmaya başladık.

Ortaya bir şeyler çıkmaya başlamıştı!

Artık yavaş yavaş her şey netleşiyordu. Kullanıcı deneyimi üzerinde yoğunlaştık. 🥳 Rakip analizleri, kullanıcı testleri gibi şeyleri masa başında planlamaya başladık. Aslında uygulama bu aşamadan sonra bizim kafamızda ve hayal dünyamızda bitmişti bile. Sırada UI kısmı var.

Ortalık Renklendi!

Evet bu tasarımlar bizi daha da heyecanlandırmaya başlamıştı. O dönem aldığımız her geri bildirimi inanılmaz önemsiyorduk. Her şey matematik üzerine kurulu. Tesadüflere yer yoktu ve ihtiyaçta yoktu.

Tasarım sürecinin sonuna doğru pek çok şey netleşmişti. Hatta önümüzdeki dönemlerde yapacağımız büyük güncellemeler bile planlanmıştı. Zorlu olan yazılım sürecine giriştik. Önce hangi dili kullanacağımıza karar vermemiz gerekti. React, Flutter, Swift, Kotlin, PHP ya da Web Tabanlı bir şey? Hepsi olabilirdi. Bu kısımda R10 üzerinden tanıştığımız ve gerçekten yetenekli olduğunu düşündüğümüz Mehmet devreye girdi. Patimit’in kodları yazılmaya başlandı.

Patimit bugün 10’un üzerinde güncelleme aldı. hem Google Play’de hem de App Store’da aktif olarak indirilebilir. Biz de o içki masasında tohumlarını attığımız güzel bir hayali gerçekleştirmenin keyfi ile Patimit’i geliştirmeye devam ediyoruz.