Deichmann Türkiye Global Vizyonu Yerel Akılla Buluşturuyor
Deichmann Türkiye, CEO Atilla Özkul liderliğinde mağaza konseptlerini yeniliyor. Yerel üretim, Zehra Güneş iş birliği ve yeni yatırım stratejilerinin detayları burada.
Ayakkabı sektörünün Avrupa’daki en büyük perakendecisi olan Deichmann Türkiye pazarındaki varlığını daha güçlü bir pozisyona getirmek için önemli bir çaba harcıyor. Sürdürülebilir ve uzun vadeli stratejilerle güçlendirme çalışmaları firma tarafından devam ediyor. Sektördeki değişen dinamiklere hızlı uyum sağlayan firma global marka kimliğini Türkiye’nin özgün tüketici kültürüyle entegre eden yenilikçi yaklaşımlar uygulayarak piyasadaki tazeliğini korumaya devam ediyor. Bu çabalar yalnızca ürün çeşitliliği veya mağaza sayısıyla sınırlı kalmıyor. Müşterinin günlük yaşamına dokunan bir deneyim anlayışıyla firmanın vermiş olduğu hizmet anlayışı şekilleniyor.
Deichmann Türkiye CEO’su Atilla Özkul
Deichmann Türkiye CEO’su Atilla Özkul son iki yılın adeta bir yatırım dönemi olarak değerlendirildiğini sık sık vurguluyor. Belirtilen zaman aralığında mevcut mağazalarında kapsamlı bir dönüşüm gerçekleştirdiği görülüyor.
Mağaza konseptlerini tamamen elden geçirip yeniledi ve mağaza portföyünü genişlettiğini görmek mümkün. Mevcut mağazalarının yarısından fazlası kısa sürede yeni mağaza konseptine dönüştüğünü görenler şaşkınlığını gizleyemiyor.
Tüm bu yatırımlar şirketin öz kaynaklarıyla gerçekleştirildi ve finansal sürdürülebilirliğe zarar vermeden büyümenin yolunun açılması ilerisi için de umut veriyor.
Alışveriş Deneyimini Müşteriyle Buluşturan Yaklaşım
Deichmann Türkiye’nin başarısında müşteriyi merkeze alan bir yaklaşıma sahip olması büyük rol oynuyor. CEO Atilla Özkul’un ifadesiyle alışveriş deneyimi sadece ürün satın alma sürecinin ötesine geçiyor. Müşterilerin mağazaya adım attıkları andan itibaren konforlu, erişilebilir ve keyifli bir deneyim yaşamaları hedefleniyor. Mağazalarındaki ürün diziliminden mağaza içi hizmet kalitesine kadar pek çok unsuru yeniden firmanın yapılandırdığını görmek mümkün.
Özellikle yoğun şehir içi trafiği, kalabalık AVM ortamları ve sınırlı zaman sahipliği gibi faktörler göz önünde bulundurularak mağazalarda pratik dolaşım, hızlı ödeme seçenekleri ve çalışan destek sistemleri geliştirerek önemli bir kolaylık sağlandı.
Deichmann Türkiye’nin Türkiye pazarında uzun vadeli başarı yakalamasının en önemli bileşenlerinden biri yerelleşme stratejisi oldu. Global bir marka olmasına rağmen Türkiye’deki tüketici davranışlarını, kültürel beklentileri ve pazarlama dinamiklerini dikkatle analiz ederek iletişim stratejilerini bu bağlamda şekillendirdi. Pazarlama tarafında Türkiye’nin sosyal ve kültürel özelliklerine uygun projeler marka tarafından geliştiriyor. İletişim kampanyalarını yerel bir sıcaklıkla harmanlıyor.
Bu yaklaşım tüketicilerle sadece ticari bir ilişki kurmaktan öte, güçlü duygusal bağlar yaratmayı hedefliyor. Deichmann’ın genç nesil ile kurduğu bağda önemli bir kilometre taşı Türkiye’nin önemli sporcularından milli voleybolcu Zehra Güneş ile yapılan iş birliği oldu. Güneş’in enerjik kişiliği ve genç tüketiciler tarafından bilinirliği markanın dinamizmini temsil eden bir özne olarak kullanıldı.
Global Marka ile Yerel Dokunuşun Buluşması
Deichmann Türkiye global markaların sunduğu kalite ve itibarı yerel stratejilerle birleştirerek benzersiz bir sinerji oluşturdu. Sadece ürünlerin global standartlarda olmasıyla yetinmeyen firma, global spor markalarıyla yürüttüğü iş birliklerini yalnızca ürün odaklı bir çerçevede ele almıyor. Pazarlama projelerinden iletişim kampanyalarına, sosyal sorumluluk projelerine kadar pek çok alanda bu iş birliklerinden yararlanıyor. Deichmann’ın uluslararası marka gücünü Türkiye tüketicisinin beklentileriyle etkili bir şekilde buluşturmasını sağlıyor. Global kampanyaların yerel bağlamda modifiye edilmesi marka mesajlarının daha etkili bir şekilde iletilmesine ve tüketicinin zihninde daha güçlü bir etki bırakmasına yardımcı oluyor.
Deichmann Türkiye’nin başarısında yerel üreticilerle kurduğu iş birlikleri de kritik bir yer tutuyor. Türkiye’nin üretim kapasitesini ve tedarik altyapısını global değer zincirine dahil eden marka yaklaşık 50’ye yakın yerli üretici ile birlikte çalışıyor. Bu üreticiler, koleksiyonların büyük bir bölümünü oluştururken bazıları uluslararası rekabet gücüne sahip ürünleri global tedarik ağına da sunuyor. Türkiye’de moda perakendeciliği, ekonomik dalgalanmalar ve tüketici davranışlarındaki hızlı değişimler nedeniyle dönüşüm geçiriyor. Rekabetin artması, fiyat duyarlılığının yükselmesi ve tüketicilerin alışveriş kararlarını ihtiyaçlara göre yeniden düzenlemesi, perakende markalarını yeni stratejiler geliştirmeye zorluyor.
Deichmann Türkiye koleksiyonlarını güçlü trendleri yansıtırken aynı zamanda ulaşılabilir fiyat stratejileriyle de destekliyor. Tüketicilerin gerçek ihtiyaçlarına odaklanarak kaliteli ancak erişilebilir ürünler sunmak, markanın sadık müşteri kitlesini genişletmesine olanak tanıyor. Deichmann Türkiye mağazalarda ve online kanallarda entegre bir alışveriş deneyimi sunarak omnichannel stratejisini güçlendiriyor. Müşteriler artık fiziksel mağazalarda ve online platformlarda güvene dayalı, değer odaklı ve sorunsuz bir deneyim bekliyor. Revize edilen mağaza yapısı, mobil uygulama ve e-ticaret altyapısı bu beklentiyi karşılamak üzere optimize edildi.
Konuk Yazar
Halil Cihan




